Saturday, March 10, 2007

bi keresinde ikea'ya gitmiştik. yemek yerine geldik, oyun alanına yakın bi masaya elimizdeki tepsileri koyduk, oturduk, cem oyun alanına girdi. masalar, tabureler bikaç oyuncak falan var ya küçük çocuklar takılıyo hani. neyse ben o zamanlar elimde tabakla çocuk peşinde sebastianlık yapardım, şimdi yapmıyor muyum, orası kimseyi ilgilendirmez. neyse sebastian punduna getirip oğlunun ağzına bi lokma sokmak için oralarda siftinirken yoruldu ve bi tabureye oturayım dedi. tabureyi çekmesiyle kollarında upuzun boylu bi kadını bulması bir oldu. kadının elinde de fotoğraf makinası. bir anlık bi bakışmadan sonra makinayı gözüme sokup sokmamakta kararsız bağırmaya başladı. o tabureye ben oturacaktım nasıl çekersiniz göz göre göre, bu kadar da olmaz ya... neee siz düşün diye mi çektim, onu mu diyosunuz? bilemiycem artık heralde öyle oldu yani. böyle dedi. bu arada bunları söylerken ayağa kalkmış değil hala ben taşıyorum kendisini. o zaman niye hala tutuyorum seni, bırakayım bari de tam olsun. dedim, bıraktım, sustu.

tabureyi tam altına çekmiş oğlunun fotosunu çekecekmiş, ben de cem'in ağzına bi lokma daha nası tıkarımın telaşında görmemişim. neyse de, bilerek yaptın beni düşürmek için dedi ya. bak hala unutamadım. 30 yaşı geçik iki kadının arasında geçen konuşmaya bakın. çocuk yerine girende kabahat.

bi daha da umuma açık yerlerde elimde tabakla dikilmem. yiyen masada yer, yemeyen yemez. kimseyle itişip kakışacak halim yok. iyi günner.

10 comments:

Sardunya said...

Kısa film tadındaymış:) Çok güldüm:) Bir süre sonra bu boşvermişlik yapışıp kalıyor. Allahım bir rahat ediyorsun ki sorma:)))

Anonymous said...

Ya bazen ben de böyle eşeklikler yapıyorum o kadın gibi,nede olsa bende 30u geçik bi kadınım ya:)))
O gün kurt kadın modundaymış kollarındaki kadın demekki yoksa bu kahkalarla karşılanabilecek ve hoş bir anı bile olabilecek bir olay bu yani.

Birde en çok yiyecek tüketilen ikealar Türkiyede imiş,ve ikea hem alışveriş hem yiyecek reyonunun bu denli iş yapmasına çok şaşırıyormuş,bir araştırma sonucunu aktardım,sevgiler.T:)

NihanY said...

Yasemin merhaba,
Blogunu bir süredir ilgi ile okuyorum. Bence çok tatlı bir üslupla yazıyorsun. Ve sadede gelelim az önce seni sobeledim, benim blogumu okumadığını varsayarak haber vereyim dedim. Bu arada İkea'daki yemek çılgınlığı ilginç gerçekten, ben sırf yemeğe gidenleri biliyorum. Hatta biz de bazen alışveriş yapmayacak olsak da Nazlı çocuk kısmında oyalansın ve birşeyler yiyelim diye gidiyoruz. Yemek kısmını merak eden annem de alışverişten nefret ettiği halde tutturdu, beni de götür İkea'ya diye.
Kadına yaptığına ben de çok güldüm.

yasemin said...

teşekkürler nihan.
bloguna uğradım, düşünmeye başladım, yazarım yakında :)
belki cem'le nazlı bir gün karşılaşır oyun alanında ve eğer o gün orda ayakta yemek tabağıyla dikilen bir anne görürsen bil ki o ben değilim :p

sardunya boşvermişim dünyaya :)

t. çoğu insan eşşeklikleri hiç kondurmaz kendisine. ben de derim senin gibi bazen o yüzden hoşuma gitti bunu yazman. araştırma sonucu ise ilginçmiş hemen saldırdık demek. görmemişin bi ikea'sı olmuş.

imo said...

bu ikea pek çok tartışmalara şahit oluyor galiba,eee nerde çokluk,neyse,iyi etmişsin yasemin bırakmakla,susmuş hem...çok komik olmuş.
haa bu arada bende bir sebastianım söyliyim elde tabak koşturup dururum bir yandanda kafamda "ulen forumlarda o kadar atıp tutuyosum yok kendi işini halletsin,yok özgüven,bağımsızlık,montessori filan diye,hani?"derim kendi kendime.

yasemin said...

imo o forumlarda, bloglarda ahkam kesmek de olmasa ne olacaktı bizim halimiz :D

şadan said...

yasemin ben de ahkam kesicem bloglar aleminde artik.

yasemin said...

aaa şadan hemen adresini versene!

şadan said...

daha uzerinde calisiyorum da, mesaj attim sana simdi.

Aslı said...

Ne güldüm yahu :)