Sunday, December 16, 2007

nahid sırrı örik / kıskanmak

nahid sırrı'nın ilk okuduğum kitabıydı kıskanmak. oğlak yayınları yazarın kitaplarını bastı, bir de arma yayınları'ndan çıkan birkaç kitabı var. bu kitaplara çok büyük bir rağbet olmadığı kesin, kaç yıl oldu hala baskıları bulunabiliyor. nahid sırrı, en has yazarlarımdan. selim ileri radikal kitap'ta hep takip ettiğim köşesinde nahid sırrı ve kıskanmak'tan söz açmış bu hafta. kıskanmak, nahid sırrı'nın en sevdiğim kitabı olduğu için alıntı yaptım ve kitabı bir kez daha okumaya karar verdim. şu an nahid sırrı'yı hiç okumamış olanlardan okumaya heveslenenler olduysa onları kıskanıyorum keşke ben de bu kitapları yeniden ilk kez okuyabilsem; hiç olmazsa kıskanmak'ı. 

nahid sırrı'yı 10 yıl önce derslerini hiç kaçırmak istemediğim bir hocamın sayesinde keşfettiğimde, kitaplarını elimden bırakamadan okumuştum. böyle hevesle saldıracağım kitapların çoğunu o yıllarda bulup okudum galiba, artık ne yazık ki nadiren rastlıyorum o heyecanı yaşatan yazarlara.

Nahid Sırrı bugün hâlâ 'keşfedilmeyi' bekliyor. ... Soluk soluğa okumuştum Kıskanmak'ı. ... Bence, Kıskanmak, romanımızın en güçlü ruh çözümlemesi örneklerinden. Ruh çözümlemesi romanı dendi mi, Eylül, Handan ille anılır, ama Kıskanmak bir kez olsun anılmamıştır.


bu yazıya da yeni rastladım; nahid sırrı'yla ilgili fikir versin diye:

“Nahit Sırrı, günlük hayattaki küçük ayrıntılara önem veren, yaşamın her alanıyla ilgilenen, her türlü soruna karşı duyarlı olan, zor beğenen ve kendi dahil her şeyi tenkid eden, ‘alternatif’ aydın tipinin ilk örneklerindendir. Çok meraklı ve harikulade bir gözlemci olmasını biraz da marijinalliğine bağlamak gerekir. Hem toplumun içinde olmak, hem de ona uyum sağlayamamak, dışlanmak, ya da tercih olarak dışarıda kalmak aidiyet sorunuyla da yakından ilintilidir. Aidiyet mefhumu olmayan, ne Batılı ne Doğulu, hem Batılı hem Doğulu olan Nahid Sırrı, Araftakilerdendir. Bir cihan kaynanasının bu kadar üretken olmasının sebeplerinden biri de aidiyetsizliğin yarattığı huzursuzluktur. Nahid Sırrı yaşamı boyunca düşündüğü gibi yaşayamayan biri olarak kalmıştır.”

4 comments:

şadan said...

elimde "kırmızı ve siyah"ı var okunmayı bekleyen. aylar oldu, önerinle almıştım.

Margot said...

Öyle bir anlatmışsın ki çok merak ettim. Haklısın hevesle kitap okumayalı çok oluyor, hayatın o bölümünü ben de bitirdim gibi geliyor bana. Ama bitmiş olmaz işte, o kadar çok okunacak kitap var ki, istesek de bitiremeyiz bence.

Ayşe'nin Kozası said...

yazıların, sıradan günlerimi öyle renklendiriyordu ki,öyle çok şey borçluyum ki yazılarına,uzanabildiğim kitaplar,görebileceğim filmler,fikir alabileceğim çevrem
öyle az,kısa ve çeşitsiz ki...sen renklendiriyordun,her gün merakla yepyeni bir renge bürünüvermek için heyecanla sayfanı açıyordum...uzun zamandır sayfan kapalı,hiç bu kadar uzun olmamıştı...

yasemin said...

merhaba, bunu duymak çok güzel. yeniden başlayacağım, aranın bu kadar uzayacağını ben de tahmin etmemiştim. bugünlerde daha çok defterlere yazıyorum sanırım o yüzden buraya pek uğrayamadım. yaşımın ilk basamağı değişiyor, biraz kaoslardayım bu aralar :p