Sunday, May 29, 2011

düş vakti


Çocuklarınızı iterseniz
dengeleri bozulur.
Peşiniz sıra,
oradan oraya sürüklerseniz,
hiçbir yere varamazlar.
sürekli gözler, gözetirseniz,
kendilerine dürüstçe bakmayı öğrenemezler.

Kişiliklerini,
gönlünüze göre şekillendirmeye çalışırsanız,
benliklerini yitirirler.

Gelişmelerini istiyorsanız,
güvenliklerini sağlayın
ve bırakın seçtikleri yolda
yürüsünler bir başlarına.

*

Çocuğunuz için belirlediğiniz,
"benliğini bulmak"tan daha önemli,
birtakım acendalar var mı?
Çocuğunuzun yaratıcı,
coşku dolu ruhu
üniformalar,
antremanlar,
oyunlar,
gösteriler
ve konserler arasında kayboluyor
olabilir mi?
Dikkatle izleyin,
kulaklarınızı kocaman açın,
ve usul dinleyin.

Düş kuracak zamanları var mı?
İlgi alanları ilk
düş dünyalarında belirir.
Çocuklarınıza
bu konuda destek olun.


12 comments:

Öykü said...

''Yetişkinler,çocuk yetiştirme konusunda bir baykuş gibi ciddi ve dikkatli davranmalı,çocuklarındaki çocukluk sırrının ortaya çıkması için bir dedektif gibi onların peşinden ayrılmamalıdır.Bazen çocuğun ağzından çıkacak bir kelime,bazen bir davranış,bazen kurulan bir hayal çocukluk sırrının ele verilmesi demektir.Anne-babalar müjdeli bir haber bekler gibi çocuklarındaki bu sırra ait ilk belirtileri göz kırpmadan yakalamaya çalışmalıdır.''

Bu satırlar Adem Güneş'in Çocukluk Sırrı isimli kitabından.Senin yazdığın metindeki 'çocuğun yaratıcı,coşku dolu ruhu'na çocukluk sırrı adını veriyor.Aslında onun tanımı değil bu.Attachment Parenting'le ilgili metinlerde 'Childhood secret' ifadesine de çoğu yerde denk geldim.Bu kitap attachment ve unconditional parenting'in harmanlanmasıyla oluşmuş en güzel Türkçe kaynak bence,başka bilmiyorum,varsa lütfen söyleyin,onları da okumak isterim.Adem Güneş dindar biri bu arada belirtmeden geçmeyeyim,dini örnekler de var kitabında çokça-ki ben böyle söylemler içeren şeylere ön yargıyla yaklaşırım aslında-ama olayın özünü çok güzel aktardığı için bunlar -en azından beni- rahatsız etmedi.

Okuyup okumadığını bilmeden böyle uzun uzun yazdım ama Yasemin,okumadıysan kesinlikle tavsiye ederim. :)

yasemin said...

öykü kitap için teşekkürler, okumamıştım.

ben de bugün senin kitabı yollamak için kolları sıvadım (gören de yürüyerek getireceğimi sanacak :), işlemi tamamladığım an mail atarım.

asliberry said...

Yasemin o elma göbüş Rüya mı yoksa?

yasemin said...

evek 2-3 ay önce :)

asliberry said...

Ohhhoo, onun elmalarını armutlarını yerim ben. Nasıl meraklı değil mi? Her şeyi uzun uzun inceliyordur.

Meral said...

çok uzun zaman oldu buraya gelmeyeli, merhaba diyeyim dedim..

yasemin said...

merhaba meral. ben de fırsat buldukça gelip bakıyorum senin oraya :)

Müge said...

Nerelerdesin?

yasemin said...

müge, bu ara hiç vakit bulamıyorum. geçen hafta cem soğukalgınlığı geçirdi evdeydi, şimdi tatil hazırlıkları vs. bir de vakit kıt olduğu için kendime internet için günlük 10 dakikalık bir limit getirdim :-) buna uymaya gayret ediyorum.

şimdi burada olmamı da rüya'nın 4'te uyanmasına borçluyum. kendisi 2 saat sonra uyudu ama benim uykum kaçtı gitti :/ bebeğin en talepkar olduğu zamanlara geldik, okul kapansın, memlekete gidicez. çocukları büyüklere bırakıp yan odada 2 saat devrilsem de okusam yetecek valla. uyku- kitap - yalnızlık, başka da bi şey istemiyorum. bi kendime geleyim, güç toplayım, gelirim yine :) insanın yaşadığı şehirde aileden birilerinin olması şart, 9 ayda dağılıp gittim valla. 2'den önce uyuduğum görülmezdi, şimdi max. 11'de günü bitirmiş oluyorum :p

Ayse said...

:) canım benim, ne harika bi yazı.. bence uykusuzluğuna değer 2 "değer" yaratmak.. gel bakalım buralara dinlen azıcık şarj ol :) öpücükler minnoşlara! sana da bi heeeee man! gücü dilerim :D

architect said...

Çok güzel bir yazı,tesekkürler.2 çocuk çok zor değil mi Yasemin,hele ki gurbetteysen,ben gitgide uzaklaşıyorum bu fikırden ama keyfi de başkadır tabi,memlekette bol dinlenmeler :)

yasemin said...

architect, kolay mı zor mu diye bakmadan dalmak lazım. zorlukları var ama her şeyin var zorluğu sonuçta. değer :)