Monday, August 1, 2011

istanbul'da ilk sabah



istanbul'a dün gece döndük. telefonsuz, cep telefonsuz, internetsiz, gazetesiz, televizyonsuz ve dvdsiz, gece olup da yatağa gidene kadar dışarda geçirdiğimiz günler sona erdi. rüya yeni gittiği yerlerdeki ilk sabahında hep yaptığı gibi erkenden kalktı. ama nedense bu ilk günün ilk saatlerini hiç de mutlu geçirmedi. belki uykusunu alamamıştı, belki arabadaki ya da feribottaki klimadan soğuk almıştı (burnu da akıyor), belki de 1,5 aydır her gününü açık havada geçirmeye alıştığı için uyanır uyanmaz kendini dışarda bulmayınca bunalmıştı. yeniden uyutmayı başarana dek akla karayı seçtim. ömrünün en huysuz sabahının ortasında zor da olsa sızdı. derken şimdi henüz 1 saat bile geçmeden, daha yazacaklarım bitmeden uyandı :(



...

çocukları başbaşa bırakıp geri döndüm. istanbul'daki ilk sabahımda kafamı kurcalayan konu şu: yılın en sıcak zamanında, okulların açılmasına 50 gün varken, biri 7 yaşında diğeri 10 aylık iki çocukla, istanbul'da güzel vakit geçirmenin yolları nelerdir? 50 gün. anane, babane, akraba... istanbul'da kimsemiz yok; yaz okuluna da göndermek istemiyorum (ama her an mecbur kalabiliriz) ve şehrin ortasında bir apartman dairesinde yaşıyoruz, bari en azından bahçe katında olsaymışız.

20 comments:

Deli Anne said...

Hoşgeldiniz Yasemin.. Özledim seni.. Ama pek hoş olmamış geliş.. Rüya atlatır umarım sıkıntılarını.. Seninle aynı dertten muzdaribiz. Selim Ya zokuluna gidiyor. Başka alternatif yok çünkü bizim için de. Keyifle gidiyor, evde olsa sıkıntıdan o da patlıyor, bir süre sonra da biz ve hele ki ben..

Dilerim en iyi çözümü bulursunuz hepiniz için.. Sevgiler sana da, çocuklara da.

aslı said...

aynı sıkıntı yüzünden evime gidemiyorum, nereye gideceğimi de şaşırdım, off,hatta ağlayasım bile var

Özgür Turan said...

Yasemin hoşgeldiniz,
yaz okullarına ben de karşıyım. mecbur da kalınabiliyor onu anlıyorum tabii özellikle çalışanlar için. FAkat geçenlerde çok iyi bir spor klübünün yaz okuluna bizzat tanık oldum. O çocukların yüzündeki mutsuzluk nasıl içimi acıttı anlatamam. Bu yaz tatili konusu çok derin:) Biz bu hafta tatile gidiyoruz 17 si gibi döneceğiz. GÖrüşürüz dönünce. Öptüm seni de çocukları da.

anne kaleminden said...

başka ne yapabiliriz ki, çalışan bir annenin yıllık izni en iyi ihtimalle 30 gün ama okullar 3 ay kapalı. bu denklem nasıl çözülür yaz okulsuz ? henüz bizimkiler okul çağında değiller ama bu soru şimdiden beni düşündürüyor...

Müge said...

Yaz okuluna karşı insanlar, neden karşılar acaba? Ben de bunu merak ettim. Hayır, çocuğum falan da yok ama bu işin iyisi-kötüsü nedir öğreneyim istedim. Kimseye karşı çıkar manada sormuyorum yani. Hiç bilmediğim bir konuda bilgi edinmek istiyorum.

yasemin said...

müge ben cem'i yaz okuluna göndermedim bugüne kadar çünkü:

* zaten bütün kış belli bir disiplin içinde okula gidilip geliniyor. saatler belli, okulda yapılacaklar belli. servise yetişmek falan bi koşturmaca... tatilde de evde olsun, bizimle, aile büyükleriyle, arkadaşlarıyla olabildiğince vakit geçirsin, bisiklete binsin, işte istediğini yapsın diye düşünüyorum.

* yaz okullarının büyük şehirlerde, çalışan annelerin ya da mesela evde bebeği olan, evden çalışan ya da başka işleri olan, bahçesi, akrabası olmayan ve büyük çocuklarıyla yeterince ilgilenemeyen benim gibi annelerin ihtiyacını giderdiğini düşünüyorum. ondan öte çocuğa çok bi katkısı olduğunu sanmıyorum. arada belki gerçekten iyi bir yaz okulu da vardır ama onu da ben bilmiyorum. kış okulunu bulana kadar canım çıktı, yaz okullarına hiç bakmadım.

ben bundan önceki yazlarda cem'i arkadaşlarıyla görüştürebiliyordum, onu bir yerlere götürüyordum. mesela gidip taksim'de dolaşıyorduk, sahaflarda eşeleniyorduk ama bu yıl ve önümüzdeki yıl rüya sebebiyle o kadar mobil olamayız. bu da bizi eve ve çevresine mahkum ediyor. o yüzden bu yıl mecbur kalabiliriz dedim.

* biz kış okuluna yeterince para ödüyoruz. bir de yazın pek de bi faydasına olduğuna inanmadığım yaz okuluna ve servise para ödemek istemiyoruz.

aslında karşıyım demenin de bi manası yokmuş, "göndermek istemiyorum" desem olurmuş :) gidip düzelteyim.

bugün cem'İn bir arkadaşını çağırdım eve sabahtan, akşamüstüne kadar oynayacaklar sonra arkadaşının annesi gelip bizi sahile götürecek. bu tip organizasyonları daha çok seviyorum yazın. buna rağmen dün düşündüm taşındım, cem'le de konuştum. bu ayın iki haftasında cem'i bir yaz okuluna göndereceğim, kendisi de istedi. ilk ve son hafta için ben elimden geldiğince bugünkü gibi organizasyonlar yapıcam, aradaki iki hafta da okullu olacak.

yasemin said...

anne kaleminden, eğer çocuğu bırakabileceğin bir yakının yoksa ya da çocukların anane-babane yazlığına falan gitme şansı yoksa yaz okulu tek çözüm. bu yıla kadar yaz okulsuz idare ettim ama bu sene ben de 2 haftalığına yollamaya karar verdim.

yasemin said...

özgür, bayramdan önceki hafta buluşalım. çocuklarla buluşuruz, epeydir onlar da birbirlerini görmediler. bu sefer büüdükleri için daha da iyi oynarlar diye tahmin ediyorum.

yasemin said...

deli anne selam, ilk günümüz pek parlak geçmedi. evde olmak hiçbirimize iyi gelmedi ama bugün ikinci gün ve alıştık işte :)

yasemin said...

aslı, evine gitmeme şansın varsa kal oralarda bence :)

Özgür Turan said...

Yaz okulu olarak Avrupa yakasında daha çok alternatif var. Örneğin doğa, ekoloji temalı yaz okulları var. Bizim taraftakiler genelde yüzme, teniz..vs. ağırlıklı bu da bana çok cazip gelmiyor. çünkü çoğu sabahın köründe başlıyor ya da yarım gün. Yarım gün zaten getir götür ile geçiyor. Tam gün de eğer çalışmıyorsan ya da benim gibi evden çalışıyorsan tercih edeceğim birşey değil. bana göre çocuk yazın yayılmalı biraz, kendine boşluklar bırakmalı, doyasıya oyun oynamalı ve sevdikleriyle bağlarını kuvvetlendirmeli ki bu sonuncusu en önemlisi. Ama Yasemin Rüya olduğundan sen bence 1-2 haftalık verebilirsinbir yaz okuluna. Zaten bu süre yeterli bence. Bayramdan önce görüşelim ok. öptüm cnm.

yamanberry said...
This comment has been removed by the author.
asliberry said...

Merhaba Yasemin ben Yaman'ı bu sene de geçen yıl ki gibi FB yaz okuluna verdim. 5 Haftalık periyodda. Bu yıl ücret 1200 olmuş, 3 taksit yapıyorlar karta. İsteyerek yollamadım. Mecburiyetten. Sadece iyi yüzmeyi öğrendi. Babaannesi yazları olmadığından akşama kadar mecburen yolladım. İş yerinden bir arkadaşım Tuzla Belediyesine bağlı spor kompleksine verdi. Onlar çok memnun kaldılar. Çünkü onun oğlu basket, futbol oynamayı seviyor, yüzme ve tekvando da varmış. Orası aylık 400 TL, diğer yaz okulları gibi 1 ay boyunca yollamak zorunda değilsin. Haftalık 100 lira ödeyerek istediğin perdiyodda gönderebiliyorsun. Ancak Tuzla sana çok uzak. Çevre Kolejinin de yaz okulu var. Ama orası bildiğin okul. Evet bahçesi falan da var ama kapalı binadalar. Bizim okuldan gönderip memnun kalanlar var. Orası da 3 hafta sanırım. Sabahları sandviçleri alıp, sahile uzansanız, kumsalda veya çimenlerde sen Rüyayla oyalanırken, Cem'de bisiklete biner. Caddebostan'da. Haftanın 2 günü sahilde, 2 günü Özgürlük Parkı veya Göztepe Parkında geçse. 1 Günde evde. Hafta sonları da babayla Heybeli Ada'ya gidebilirsiniz. Green Beach plajı tam çocuklara göre, giriş 25 TL 7 yaş altı çocuklardan para almıyorlar. Veya Ada'da piknik, yürüyüş, bisiklet'te iyi olabilir. Ama kesinlikle Büyükada değil. Orası artık İstanbul trafiğini geçmiş. Başka bir şey aklıma gelmiyor.

(pardon yanlışlıkla Yaman'ın şifreyle yollamışım)

elif said...

degisik bi endustriymis bu. hakkaten hic dusunmemistim yazin noluyo diye, calismayan anne cocugu oldugumdan... burada kres aynen devam ediyor. bisey ogretildigi yok tabi ama cocuklar tum gun arkadaslariyla oynuyor iste.

yasemin said...

aslı, olmuyor maalesef. hava sıcak, kızın uyku saatleri falan var, cem de dışarda kendi başına bi yere kadar takılabilir. çok seçici, herkesle oynamıyor, kendi arkadaşlarını ister. hava daha az sıcak olduğunda dışarda takılmaya başlarız ama şimdi ağustos nispeten serin geçmesine rağmen zor. çantası, puseti, bezi yoruluyorum villa :) bugün yarım gün kadıköy'de takıldık, bu bana 3 boyutlu bir kitaba mal oldu, 2 de çizgi film aldırdı yoksa eve eve diye diye beni mahvedecekti. tabi kendime de bikaç film aldım hemen. neyse gezdik epey. ne kadar özlemişim, ne kadar seviyormuşum kadıköy'ü.

ışık'a karar verdim ben, hiçbi yri gezmeden etmeden. arkadaşımın kızı gidiyor, bize yakın sayılır, yüzme var, bahçesi güzel falan diye fazla irdelemedim zaten 2 hafta bi şey, muhtemelen de yarım gün göndericem..

Anonymous said...

ya zaten 3 ay (+ subat tatili+yeni moda ara tatiller) cok cok uzun degil mi?sanirim kirsal bolgelerdeki aile ve cocuklar icin oncelikle ayarlanmis bir sure. ama bu tatil suresi kesin gozden gecirilmeli. genel fikrim bu.
sıcakta da disarida aylak zaman gecirmek imkansiz gibi. biz de kırk takla atiyoruz gunleri devirmek icin. eskiden annemlerin yazligi vardi.berbat bir fikir gibi gelrdi. simdi dusunuyorum da cok da kotu fikir degilmis en azindan bahce, deniz, arkadaslar filan cocuklar yaz rehavetini de kaybetmeden zaman gecirirdi.
gorusmek uzere yasemin,sevgiler
asli ç.

yaban said...

burada okul tatilleri 6 hafta,, once ne kadar kisa diye dudak bukuyordum ama hakkaten 3 ay yaz tatili de cok uzun geliyor simdi be,, ben de can sikintisindan patlardim evde,, benim annem de calisirdi, tek basina evde,, off poff,, ne kotu gunlerdi,, cocukken canin sikilinca hicbisey de yapamazsin, yetiskinler en azindan kendilerini o durumdan cekip kurtarabilecek donanima sahip oluyor,,
*
yalan olmasin 6 hafta yaz tatili ama birer hafta da sonbahar ve ilkbahar tatili, sonracigima kisin da 2 hafta kis tatili, bir de noel tatili,, elif daha iyi bilir gerci,, bolunmus tatiller bunlar,,
kolay gelsin sana yasemincim,, bir de cem sansli aslinda evde annesiyle beraber,, bir bakiciyla olmasindan daha iyi,, annesi onu dusunuyor, organizasyonlar yapiyor,, :)

yasemin said...

3 ay çok fazla canım. bu arada bi zamanlar homeschoolinge özenen ben miydim yav, çok şaşkınmışım. daha doğrusu bizim ne homeschooling için bi ortamımız var ne de 3 aylık yaz tatilini çocuklara zamanında bizim geçirdiğimiz gibi geçirtecek durumumuz. sokağa çıkmak diye bi şey kalmadı, yazlıklar eskisi gibi değil yani öyle pek gelen giden yok annemlerinkine. biz yine de gittik bu yıl bebek olunca. valla çok iyi geldi, seneye yine giderim ama cem'e 1 arkadaş bile yoktu. olsun o da halinden memnundu.

benim yaz için alternatiflerim şöyle arkadaşlar:

1) aile yanına gidip önce memlekette sonra yazlıkta belli bir süreyi geçirmek.
2) başka şehirlerde yaşayan arkadaşlara gidip biraz onlarda kalmak ya da onların gelip bizde kalması. tabii bu arkadaşlar çocuklu arkadaşlar.
3) yazlık sahibi arkadaşların davetlerini değerlendirmek.
4) aralarda 1-2şer hafta gelip istanbul'da kalmak, evi ve oyuncaklarını özleyen cem'i bu arada arkadaşlarıyla buluşturmak.
5) artık yazlık haline getirdiğimiz iki yerimiz var, birer hafta oralara gitmek.

yasemin said...

aslı, siz ne yapıyosunuz sahi? bi tanıştırsak yavruları. şubat tatilinde olmadı, yaz tatilinde olsun bari :)

muassır medeniyetlerde her şey bi başka yaban'cım. valla burdan özenerek izliyoruz :) hakkaten de can sıkıntısı çocukluğun şanındandır. şimdikiler hiç sıkılmadan büyüyorlar. kimse bizim için bu kadar takla atmazdı. o zamanlar tv-bilgisayar falan da hak getire. hoş, biz de ceme bilgisayar, wii falan almadık, tvyi de hala izlemiyor ama dvd saatini günde 60 dakkaya terfi ettirdim bu yaz.

yasemin said...

cem'i yaz okuluna göndermedim, hem param cebimde kaldı, hem de günlerimiz çok güzel geçiyor. gelecek için bunu buraya not etmek istedim :)