Monday, December 19, 2011

bir filmin ardından aklımdan geçenler :: carnage

roman polanski'nin cuma akşamı gittiğim bu filmi, üstteki yaldızı biraz kazıyınca, hatta kazımaya hacet kalmadan dökülüveren parıltının altından çıkanlarla ilgili. insanlar belli olmadığını düşünürler ama aslında oldukları gibi görünürler dışardan da. hele de böyle anne baba olunca, özellikle halka açık alanlarda, parklarda, bahçelerde, okullarda, aile toplantılarında, bazen çevreye şov niyetiyle, bazen de çocuklara örnek olma misyonuyla girilen şekiller, modeller beni benden alır. çocuklar mı kanacak bu hallerimize? pehh... belki kendimizi ve ordaki birkaç kişiyi daha kandırmak mümkündür. ondan da hiç emin değilim ama çocuklar bunlara asla kanmazlar. onlar biz neysek onu görür, onu bilirler; böyledir değişmez. yapaylığın, ikiyüzlülüğün geçerli olmadığı bir dünya çocukluk; onların sezgileri bizimkiler gibi törpülenmiş değil. en kötüsü de ne biliyor musunuz, çocuklar o hallerimizin gerçek olmadığını bilirler bilmesine de, ana babaları olarak ilk rol modelleri biz olduğumuz için gördükleri yapaylığı içselleştirir sonra da bir parçaları haline getirmekte beis görmezler. yapay davranışlar bu şekilde bir salgın gibi kolayca yayılır.

görünmek istediğimiz kişiye dönüşmek, rol kesmek kadar kolay olmayabilir ama bunun için çaba harcamaya değer. 2012 hedeflerimizin arasına bunu da koyalım mı, ne dersiniz? kahkahalarla gülmek istiyorum bu noktada.

7 comments:

füs said...

çok güsel gözlemleyip yazmışsın:) filmi de göresim geldi...

polente said...

doğru söze ne denir

Nihal said...

filmin tiyatro gösterimine biletler bugün çıkmış haberin olsun. 06 ocak için aldım sizi de beklerim:)

yasemin said...

aaa??

Nihal said...

Oyunun ismi " Vahşet Tanrısı"
http://www.mybilet.com/eventinfo.php?eventid=6934&eventcity=2
sevgiler

yasemin said...

nihal, link için çok teşekkür ederim, baktım ama benim saat 8'de cevahir'deki bir oyunu izleyebilmem şu anda epey zor. ocak'in ikinci yarısından itibaren gidebilirim ancak. oyunu takip edeceğim; şubat'ta giderim eğer sahnelenirse.

sirâr said...

çok güzel bir yazı bu!