Friday, December 30, 2011

çocukları üzmeyelim

barış'ın yazısını aynı başlıkla olduğu gibi buraya kopyalıyorum. ne kadar doğru. gün boyunca bu konuyu düşüneceğim. çocukları üzmeyelim. çocukların bencil olduklarını; paylaşmayı, empatiyi vs.yi büyüdükçe öğreneceklerini düşünürüz oysa bebeklerde empati çok küçük aylarda bile var, anne empati yaptıkça da gelişiyor.

peki biz ne kadar benciliz, bir çocuğun annesi olmanın bize ona hükmetme hakkını verdiğini düşünüyor muyuz?
çocuklarımızın "iyiliği" için onların mutluluğunu göz ardı ediyor muyuz?
buna ne kadar değer?
değer mi?

çocukları üzmeyelim

Her şeyde olduğu gibi anneliğin de iki yüzü var, belki de çok yüzü var. Başkasının bakıp
gördüğüyle benim bakıp gördüğüm aynı olmuyor. 'Saygılı arkadaş' yazısında bahsettiğim kişi,
çocuğu için 'Beni hiç üzmedi bebeğim, çok usluydu' diyor. (Üç aylık bebek annesini ne şekilde
üzebilir, o da kafamı bayağı meşgul etti). "Peki sen onu üzdün mü? Asıl önemli olan o." demek
istiyorum. Ama diyemiyorum, çünkü o benim çok iyi bir arkadaşım. Ben de gelip bloğuma
diyorum. Çocukların kendi aralarında şöyle konuştuklarını duysak, ne kadar
tuhafsardık.

- Bugün annem beni hiç üzmedi. Yemeğimi bitirmem için ısrar etmedi ve en sevdiğim elbisemi
giyip, sokakta oynamama izin verdi.

- Bugün babam beni hiç üzmedi. Bana vakit ayırdı, söz verdiği uçurtmayı yaptı ve üstelik parka
gidip top oynadık.

Çocuklara tembih edilirken de hep birilerini üzmemeleri söylenir: 'Anneni üzme, babaanneni
üzme, öğretmenini üzme, bakıcı teyzeni üzme, onu üzme, bunu üzme, hay bin üzüm..'

4 comments:

ÇokBilmiş said...

KIzım 28 aylık ve benimle, daha önce onunla konuştuğum gibi konuşmaya başladı. Çok rahatsız oldum:

"Şimdi, şunu buraya koy bakalım anne."
"Koy bakalım becerebiliyor musun?"

"Bir daha dene anne, yapabilirsin"

"Aferin anne, akıllı anne"

Üffff, çok rahatsız edici. Affedersin kızım, bu kadar gıcık olduğumu bilmiyordum...

Müge said...

Yasemin,
geçen akşam Gündüz Vassaf'ın Cehenneme Övgü kitabındaki "Müjde! Çocuğumuz Oldu." yazısını okudum, aklıma sen geldin. Sonra internette bununla alakalı bir şeyler ararken, senin bu kitabı ne kadar çok sevdiğini yazdığını gördüm. :) Sana ve ailene iyi seneler!
PS: Cem'e Vampir Adası kitaplarını hediye etmek istediğime dair sözümü unutmadım, ama aradan bunca zaman geçmesine rağmen o kitaplar hala çıkmadı. Böyle şeylerin feci çetelesini tutarım da.

yasemin said...

iyi seneler müge!
o kitapların çıkışını ben de bekliyorum :)

polente said...

ben ömeri her -zorla-uykuya yatırmaya götürürken bunu düşünüyorum. istemiyor ve ben zorluyorum, sonra arkasından bir dolu bahane ile içimi rahatlatmaya çalışıyorum, sanırım bundan sonra pek yapamayacağım, nasıl olsa en kötü size geliriz 2,5 saat falan uyur :)
yeni yıllar bu arada.