Friday, March 23, 2012

benim vatanım oğlumdu

barış dün geçenlerde okulla ilgili yaptığım alıntının üzerine okullarda hala ant okutulup okutulmadığını sordu. ant "varlığım türk varlığına armağan olsun", diye bitiyordu değil mi, dedi. evet, andımız hala varlığım türk varlığına armağan olsun diye bitiyor. sonra da, "bir annenin feryadı" başlıklı haberin (mektubun)  linkini yolladı.

*



Askerde şüpheli bir şekilde ölen Eren Özel'in annesi Zeynep Özel'den mektup:

"Vatan sağolsun, demiyorum. Benim vatanım oğlumdu. Vatanımı öldürdünüz işte. Ölüler sağ olur mu?'' diyen Anne Özel'in mektubu şöyle:

"Nedense hep bebekliğini hatırlıyorum bugünlerde. Kara gözlerin, tombul beyaz yanakların, alt çenende iki dişinle gül goncası gibi gülen ağzın... Hep bebekliğini hatırlıyorum bugünlerde nedense...
Eren, askerde vurulmuş, dediklerinde Pirpirim döndü, Malatya döndü, Beydağları döndü, Fırat nehri döndü... Ben, hepsinin altında kaldım. Yavrum, sen hepsinin altında kaldın. Boğazıma bir taş, göğsüme koca bir kaya oturdu. Soluk alamadım. Almak da istemedim.
Bebeğim soluk almayacaksa, Pirpirim sokaklarında yürümeyecekse... Gülen gözleriyle, anne ben geldim, demeyecekse... Sokağın başından dayeeeeee, halteeeey, aneeeey diye seslenmeyecekse...
Artık, yürüsem, soluk alsam, konuşsam neye yarar? Ayaklarım, her gün senin üstünü örten toprağa götürüyor beni. Soluğum, senin acınla ağıtlar söyletiyor bana. Göğüs kafesim dar geliyor senin acını taşımaya. Ölüm, beni de al, götür Eren'ime diyorum. Duymuyor sesimi.
Eren'im, babasız büyüdü. Eren'im okula çoğu gün aç gitti. Eren'im çocukluğuna, gençliğine doymadı. Gitme, dedim; Eren'im gitme. Sen daha küçüksün; vururlar seni. Sen Kürtsün; vururlar seni. Sen Alevisin, vururlar seni. Sen solcusun, vururlar seni... Sen daha çocuksun, vururlar seni...
Siyasi hükümlü babanı ziyarete cezaevlerine gittiğimizde itilip kakılarak kendiliğinden öğrenmiştin bu ülkedeki yerini. Bu ülkedeki değersizliğini...
Borcumu ödeyeceğim, dedin. Ne almıştın ki borcun olsun? Babanı elimizden alıp seni babasız bıraktıkları mıydı sana verdikleri? Borcun, babasızlığın mıydı? Borcun, okula aç gitmen miydi? Borcun, okulunu yarıda bırakarak ayak işlerinde çalışmak zorunda kalışın mıydı? Borcun, köyünü sevmen miydi? Borcun, aileni, komşularını, akrabalarını, ülkeni sevmen miydi?
Eren yaşamayı severdi, neşeliydi. Yavrum süslüydü. Güzel giymeyi severdi. Kefeni de güzel giydirdiler yavruma. Daha 19 yaşındaydı. Nasıl kıydınız yavruma, ben saçının teline kıyamazken? Nasıl vurdunuz gözünden, ben öpmeye kıyamazken? Askerim, çocuk askerim, anan öleydi yavrum...
Vatan sağolsun, demiyorum. Benim vatanım oğlumdu. Vatanımı öldürdünüz işte. Daha niye diyeyim sağ olsun vatanım, diye? Öldürdünüz vatanımı. Ölüler sağ olur mu?
Erenim'i vurduranlar, sizin yavrunuz yok mu? Evlat sevgisi tatmadınız mı hadi evlat acısı tatmadınızsa da. Siz hiç gözünden vurulan, yüzünün yarısı parçalanan yavrunuzu kucakladınız mı? Ben indim mezarına yavrumun. Yüzünün, parçalamadığınız yanını öptüm. Ellerini okşadım, öptüm ellerini. Yüzünün sol yanı yoktu yavrumun.
Yavrumu vurduranlar, kardeşi kardeşe vurduranlar, siz hiç yavrunuzu toprağın altına koydunuz mu? Çocuğunuzun üstüne toprak attınız mı? Yavrum, diyerek taşı toprağı kucakladınız mı? Ben, artık, taşı toprağı kucaklıyorum. Eren'imin başucuna dikilen bir kalas parçasını öpüp okşuyorum. Artık, böyle yaşamak da istemiyorum..."

10 comments:

Hülyanın Tunası said...

ne yazsam ne soylesem anlamsız. çok buyuk acı çok

Hülyanın Tunası said...

http://askerhaklari.com/ soyle bir site var, twitterdan takip ediyorum. askerdeki supheli olumler ve kotu muamele konusunda -en azından- farkındalık yaratmayı amaçlıyorlar.

bu arada yazıyı 2.kere okuyamadım :(

Selen said...

Hüngür hüngür ağladım okudukça, Eren'e değil annesi için ağladım ben. Acısını ta yüreğimde hissettim. Annelere kalsa zaten bu dünya cennet gibi bir yer olurdu herhalde... Bir canın kıymetini en iyi bu dünyaya bir can getiren bilir.

Hülyanın Tunası said...

siteye koymuşlar eren'in ölümüyle ilgili gelişmeleri http://askerhaklari.com/intihar/bir-annenin-feryadi

asliberry said...

Bitirdi beni burada.

Anne Café said...

bunu yapan insan olamaz...

xeyno said...

dunyadaki butun silahlari yoketmek istiyorum! asker neye gereklidir, savasa! istemiyorum asker! toprak kimsenin olamaz, tabiata ait! varligim kimsenin varligina armagan olamaz! ben bana aitim! ne bayraga, ne marsa, ne de anda... bu ulke cok fasist cook

Berna said...

Kelimeler anlamsız... Yazıp yazıp sildim. Ne diyeceğimi bilemedim :(

Yüreğim acıdı :( Anneye çok çok sabır dilerim, bundan büyük acı mı olur? :(

ÇokBilmiş said...

Yaşamanın en zor yani, ölmek isteyince ölememek. Böyle bir acıyla ne kadar yaşayabilir, ne kadar "hayat" denebilir o yaşanan yıllara? Prometheus gibi insanın ciğeri her gün sökülür yerinden.
Bu vatanın tüm toprakları o gül goncası ağızdan görünen iki dişe kurban olsun!

Gülsen said...

çok ağladım... evlattan candan öte ne varki şu dünyada...!