Wednesday, December 25, 2013

bu yaştan sonra

bugün göz doktoruna gittim, okulu tatilde olduğu için yanımda rüya ile. giderken biraz tedirgindim ama rüya uykusu gelmiş olmasına rağmen muayeneyi eli elimde sessizce izledi. doktor "uslu çocukmuş, hiç sorun çıkarmadı." deyince ben de sessiz kaldım. merak edip "hep böyle midir?" diye sordu. "her zaman değil. ne zaman nasıl olacağı belli olmaz, kefil olamam yani." deyince beraber güldük. muayenem bitince onun gözlerine de bakılsın istedim ama rüya kabul etmedi.

göz numaram düşmüş biraz. ilkokul 3. sınıftan beri gözlük kullanıyorum. gözlük takmak en büyük çocukluk hayallerimden biriydi. pencerenin önünde durup ellerimle çerçeve yapar dışarıya gözlük taktığımı düşleyerek bakardım. sınıfta yapılan göz taraması sonucunda gözlerimin bozuk olduğu ortaya çıkınca sevinçten havalara uçmuştum. çok dua etmiştim gözlerim inşallah bozuktur diye, kabul olan dualarımdan biridir.

ilk zamanlar bir heves gözlüğü taktıysam da, ergenlikle birlikte miyop 1.5 olana dek gözlük kullanmadım, sonra mecbur kaldım tabii.  yine de bunca yıldır gözlük kullanmaktan yana pek şikayetim olmadı. üniversite yıllarından başlayarak uzunca bir süre lens de kullandım ama tembellikten kaynaklı özensiz kullanım sonucunda ağır bir göz enfeksiyonu geçirdiğimden beri gözlerim lensi pek kabul etmez oldu. kısa kısa takıp çıkarıyorum şimdi, güneş gözlüğü kullanacağım zamanlarda, sahile giderken falan. gözlerin ilerleyen yaşla birlikte lensi eskisi kadar rahat kabul etmemesi de sık yaşanan bir sorunmuş. doktor sebepleri açıkladı, aklımda eksik ya da yanlış kalmış olabilir diye çekinerek de olsa not düşeyim: kullandığım aylık lensin zamanla tıkanan gözenekleri gözün ihtiyaç duyduğu oksijeni almasını engelliyormuş, yaşla birlikte göz kurumaları artınca da göz kendini yıkayamıyor ve enfeksiyonlara açık hale geliyormuş...

ilginç olan, 9 yaşımdan bu yana 0.50'den istikrarlı şekilde 5.25'e kadar yükselen göz numaram şimdi 4.75'e gerilemiş, şaşırdım. belli bir yaştan sonra olurmuş böyle. aslında şimdiye kadar lazer de yaptırabilirmişim, neden yaptırmamışım (bilmem, hiç düşünmedim. korkudan herhalde) gerçi 50'den sonra onun da bir anlamı olmazmış. yani 20lerimde yaptırmadıysam önümdeki 10-11 sene için değer mi gibi bir sonuç mu çıkarmalıyım, tam anlayamadım.

yakın görüşte sorun yaşamaya başlayıp başlamadığımı da sordu doktor. "henüz değil" dedim, "iyi, aman başlamasın." dedi. "yakın gözlüğü takacak kadar kocamadık herhalde!" diye düşünürken "arkadaşlarınız çok geçmeden yakın gözlük kullanmaya başlarlar, siz ileri derece miyop olduğunuz için yakın gözlüğünü daha geç kullanabilirsiniz" dedi. soru cevap faslında birkaç kez "bu yaştan sonra", "40'lı yaşlar" geçti. neredeyse "ben daha 40 olmadım" diyecektim de, doktora neydi benim 39'umdan, 40'ımdan. neyse, size söyleyim o zaman, 2014'ün ortasına daha çok var, yaşımın ilk basamağı o zamana kadar 3.

9 comments:

Ayşe'nin Kozası said...

Ben de çok küçük yaşlardan beri gözlük kullanıyorum,ama hep utandım gözlüklerimden hep cebimde taşırdım, tahtaya yazılanı,otobüs numarasını seçebilmek için cebimden çıkarırdım.bu yüzden çok gözlük üzerine oturmuşluğum ve kırmışlığım vardır.yaşım 37 ve (bu yaştan sonra:)istemediğim çoğu şey gibi gözlüklerimle yaşayabilmeyi öğrendim..

Anonymous said...

Merhaba Yasemin Hanım,

Lazerin de bazen ciddi komplikasyonları olabiliyor, ileride kataraktla karşılaşmak durumunda kalırsak; göz içine yerleştirilen yeni lens göz numarasına göre ayarlanıp sizi uzak gözlüğünden kurtarıyor.

Bu arada gözlük numaranız biraz yüksek, muayeneleriniz damla ile göz bebekleriniz genişletilerek yapılmalı. Eğer böyle yapılmadı ise yeniden bir muayeneye gidip gözünüzün arka tarafını da kontrol ettirin ayrıca yanınızda bir yetişkin de bulunsun, damlalardan dolayı akşam saatlerine kadar bulanık görüyorsunuz.

yasemin said...

ayşe'nin kozası, evet, "bu yaştan sonra" edinilen en güzel şey de o sanırım: istemesek de kurtulma şansımız olmayan bağzı şeylerle birlikte yaşamayı öğrenmek.

anonymous, teşekkür ederim bilgi için. bunu şimdiye dek sizden başka söyleyen olmadığı için şaşırdım biraz. o halde bu notunuzu okuyan bir hayırsever arkadaşın bir sonraki muayenede bana eşlik etmesini bekliyorum zira arkadaş dışında etrafımda öyle bir yetişkin maalesef yok.

Anonymous said...

merhaba,

aslında her göz muayenesinde gözün arka kısmı kontrol edilmeli ve bunu hastanın da hatırlatmaması gerekir aslında ama çoğu doktor gözlük numarası,lens ve göz tansiyonuna bakıp, muayeneyi sonlandırıyor, maalesef.

hakkımızda hayırlı, doğru olan hekimlerle karşılaşmak dileği ile.

yasemin said...

bugün de cem'i göz muayenesine götürdüm. aynı bende o yaşlarda olduğu gibi onda da miyop başlangıcı görüldü, 0.75. ona damlalı muayene de yapıldı, ben söylemeden. kendime damlalı muayene yaptıramadım, iki çocukla yalnız olduğum için.

çok teşekkürler.

Öykü said...

http://www.yogaevim.com/yoga-nedir/tratak-goz-yogasi-nedir/

Yabancı kaynaklardan da araştırabilirsin Yasemin bunu,bu metodla tani tratakla gözlüklerinden kurtulan çok.Düzenli ve inanarak yapmak gerekiyor tabii.

Anonymous said...

Merhaba,

Bazı doktorlar çocuklarda gözlük numarasını teyit etmek amaçlı damlalı olarak da numara ölçümü yapıyorlar. Ancak bu esnada gözün arkasını muayene etmiyorlar.

Özellikle miyopu yüksek olanların, ağır sporlarla uğraşanların, başına darbe alanların düzenli olarak en azından yılda bir kez damlalı muayene yaptırmaları gerekir.

Hayırsever arkadaşın bir an önce sizi bulması ve doktorda size refakat etmesi dileği ile.

heidi said...

http://www.habervesaire.com/news/sahipsiz-patronsuz-expressi-sahiplenme-vakti-2643.html

Bu yazıyı görünce aklıma siz geldiniz. Siz de okuduktan sonra veriyorsunuz genelde ama belki özellikle sahip olmak istediğiniz bir sayı vardır diye yazayım dedim.

Sevgiler.

yasemin said...

çok teşekkür ederim heidi. ben expressleri, bir+birleri ve rollları saklıyorum, o yüzden iyi oldu. bir metroyla gidip bakabilirim eksiklerime.