Wednesday, December 4, 2013

çocukluğun mutlu saatleri

Bize yaşanmamış gibi gelen çocukluk yıllarımızda, çok sevdiğimiz bir kitapla geçirdiğimiz günler kadar dolu dolu yaşanmış başka bir zaman belki yoktur. 


Marcel Proust



proust'un cümlesini okuyunca çocukken sevdiğim ve cem kadar çok kitabım olmadığı için döne döne okuduğum kitaplar aklıma geldi. bazılarından burada daha önce de bahsetmişimdir. çoğunun hala baskısı bulunuyor. ranzanın üst katına uzanıp ya da yere oturup sırtımı yanan kalorifere vererek bu kitapları okuduğum saatler, çocukluğumun en mutlu saatleriydi.


8,9,10 yaşlar için kitaplar:

kitap isimlerine tıklayın. 





alphonse daudet'nin değirmenimden mektuplar, kitap alayım diye verilen harçlıkla kendi kendime seçtiğim ilk kitaptı. cem'den bir yaş küçüktüm, üçüncü sınıfa gidiyordum. şimdi çocukları kendi başlarına pek bir yere yolladığımız yok ama ben parayı cebime koyup vızır vızır arabaların geçtiği iki caddeyi koşarak aşmış yine koşa koşa şimdi galiba pastaneye dönüşmüş olan olcay kırtasiye'ye dalmıştım. tek raf boyunca sıralanmış, o günlerde bana çok sayıda görünen kitapların arasında yaşadığım uzun kararsızlığın ardından artık neye göre seçtiysem bu kitabı seçip almıştım. 

eve dönüp de kitabı gösterdiğimde, sen ilerde iyi bir okuyucu olacaksın, kendine ne güzel bir kitap seçmişsin demişlerdi de çok sevinmiştim. bu anıyı kaydetmek istedim çünkü kitabı eve gelir gelmez okumaya başladığım o güneşli öğleden sonrası 30 sene boyunca aklımda tatlı bir anı olarak kaldı. insanın anayurdu çocukluğudur demiş jorge amado, ne kadar doğru.

sizin çocukluğunuzdan hatırladığınız kitaplar hangileri?

*
bir ilkokul kitaplığı için 50 kitap önerisi

19 comments:

Anonymous said...

-comtesse de segur - yaramaz sophie
-küçük kadınlar
-80 günde devr-i alem
-hazine adası -treasure island
-küçük prenses -yazarın adını hatırlamıyorum

SESİL

Ayşe'nin Kozası said...

ilkokul 3 e kadar malatyada bahçesinde kayısı ağaçları olan bir okulda okudum.okulun karşısında ki kırtasiyeden
-Oliver Twist ve Bambi(felix salten) aldığımı hatırlıyorum.

kayısı ağaçları altında yetim kalmış oliver ve bambi için çok ağladğımı hatırlıyorum.

yasemin said...

ayşe'nin kozası, hatırladım o kitapları, hem de kapaklarına kadar. ben de okumuştum o ikisini. bambi, felix salten :)

sesil, sophie'yi ben de çok severdim, o da tekrar tekrar okuduklarımdandı. 80 günde devrialem'i ise birkaç kere denememe rağmen bitirememiştim. küçük kadınlar'ı hala severim.

özden said...

kuğular'ı görünce çok eski bir dostu görmüş gibi oldum. güzel çocukluğum :)

neolitikhanim said...

lastik pabuçlar, iki sene okul tatili, gizli yediler ve afacan beşler serisi, pıtırcık tatilde, devenin püskülü, sabırtaşı çatladı... aklıma ilk gelenler. kendi başıma aldığım ilk kitabı hatırlamıyorum ama muhtemelen gizli yediler filandır :) babam bir akşam işyerinden bir kutu kitapla gelmişti, içinde lastik pabuçlar, masal kitapları vs. vardı, biri set halinde satıyormuş. o bir kutu kitap, kitapla ilişkimin dönüm noktası oldu sanırım, okuma yazma öğrenmeden önce bizimkiler okuyodu bana, büyük resimli kitaplarım filan vardı ama "al bakalım bunlar senin, artık kendin oku" denmiş oldu o kutuyla ve sonra olaylar gelişti :) sınıftaki kitaplıktan daha çok kitabım vardı, öğretmen boş derslerde, "neo gel sınıfa masal anlat, okuduğun kitabı anlat" derdi, çıkar bir ders boyunca anlatırdım, sınıf da dinlerdi. şimdi hayatta yapamam o kadar süre konuşmayı hele de kalabalık karşısında. çocukluk, özlediğimiz anayurt gerçekten...

yasemin said...

neolitik hanım merhaba,

ne kadar güzelmiş o kutu! akla ilk gelen kitaplar da ortak gibi. duygulandım okurken.

yasemin said...

özden, arkadaş kitaplar ne güzeldi değil mi? can yayınları'nın ilk haliydi galiba. benim kuğular hala duruyor cem'in kitaplığında ama o hiç yüz vermiyor, belki rüya okur.

Anonymous said...

Astrid Lindgren'in Şamatalı Köyün Çocukları kitabı defalarca, bayılarak okuduğum kitaptı. Bir de yazarını hatırlamadığım Süt ve Bal diye bir kitabım vardı, ah bir de benden yedi yaş büyük ablamın okuduğu kitaplar vardı ki onlar için karşı konulamaz bir arzu duyardım. Bu yüzden, ilkokul dördüncü sınıfta hasta olduğumu iddia edip okula gitmemiş ve Kosinski'nin Boyalı Kuşu'nu okumuştum. Okuduktan sonrası feciydi, çok etkilenip bir süre kendime gelemediğimi hatırlıyorum. Bir de Aziz Nesin kitapları vardı elbette, dünyayı unutarak okuduğum.
Yasemin, bana adresini mail atarsan Cem'e Kayıp Rüyacı kitabımı imzalayıp göndermek isterim.
Sana, Cem'e ve Rüya'ya sevgilerimle,
Aslı DER
not:mail adresim derasli@yahoo.com

Anonymous said...

Küçük Prenses Kitabım vardı,kahramanın adı saraydı birkaç defa okumuştum.Pippiyi çok severdim.Kemalettin tuğcu'nun kitaplarına bayılırdım. Ayşegül serisinin resimlerine saatlerce bakardım.Hatta 50 yıllık Ayşegül kitaplarımı hala duruyor baktıkça çocukluğuma geri gidiyorum. Ayşe

polente said...

Tabii ki Afacan beşler ve Gizli Yediler. Sonra gene Enid Blyton'dan Yaramaz Kızlar.
Ama ilk kitabım Siyah İnci, perişan olmuştum o kitabı okurken,ne çok üzülmüştüm.
Gümüş Patenler, Küçük kadınlar, Çocuk Kalbi, Vasconcelos'un yazdığı her şey
ilk aklıma gelenler.

Aslı Der'i senin blogunda görmek ne kadar güzel, pek sevdiğim yazarlardan. Küçük Cadı Şeroks'a hasta olmuştum.

Anonymous said...

Okumayı öğrenene dek Ayşegüller, sonrasında Kemalettin Tuğcu'nun hemen hemen tüm eserleri ve gözyaşlarım:))) Çocuk Kalbi, Heidi, Tom amcanın kulübesi, Jules Verne ve Aziz Nesin kitapları. Yaz tatillerinde bunlara ek olarak Tommiks-Teksaslar, biraz da macera lazım değil mi?
Çenebaz

Bezen Hindistan said...

Siskolarla Siskalar - Andre Maurois
Iki Cocugun Devrialemi - Jen De La Hire
Gumus Patenler
Pippi Uzuncorap
Gulten Dayioglu

serpil said...

Küçük Kadınlar
Pal Sokağı Çocukları
Gümüş Patenler
Tom Sawyer
Tom Amcanın Kulübesi
Çocuk Kalbi

Bunlar hatırladıklarım, bir de ağlaya ağlaya okuduğum Kemalettin Tuğcu kitapları vardı.

asli budak said...

Fikret Otyam'ın Can Arkadaşını, balkondaki boş tüpün üzerine, içine zeytin tıkıştırdığım ekmek köşesini yerken olumuştum. Herkesin uykuda olduğu uzun yaz günlerinin öğleden sonralarıydı

yasemin said...

aslı, şamatalı köyün çocukları var bizde, cem okumadı henüz. ben okuyacağım, merak ettim. aziz nesin evet, küçükken de okumuşumdur ama ben biraz daha büyükken, ortaokuldayken okudum çoğu kitabını. cem'in daha önce başlamasını isterim.

ayşe ben pippi'yi daha birkaç yıl önce okudum, cem'e ama tvde izlemiştim, film miydi çizgi film miydi hatırlamiyorum. ayşegülleri annem okurdu bana, rüya'ya da aldım çoğunu.

polente, evet ben de çok sevindim. aslı cem 2 yaşlarındayken şeroksları da imzalayıp yollamıştı bize.

çenebaz,
kemalettin tuğcular'ı ben de okurdum. almamı pek istemezlerdi gerçi, okuldan falan buldukça okurdum. bende de birkaç kitabı vardı. güzeldi onlar. ben yeşilçam melodramlarını da hala çok severim ve ağlamadan izlemem.

bezen ve serpil,
gümüş patenler'i çok çok sevmiştim, kapağıyla birlikte hatırladım siz yazınca. ve tom amca'Nın kulübesi onu da ağlayarrak okumuştum.

aslı budak, o kitabı sahaflarda bulup aldım birkaç sene evvel ama cem'in ilgi duyacağı bir kitap değil şimdilik ama ben okuyacağım, merak ettim şimdi.

asıl pal sokağı çocukları'Nı okumadım ben. onur'un en sevdiklerindendir. kitabım hala duruyor şimdi cem'İn kitaplığında, o da başlayıp bitiremediklerimdendi. nedense hiç sarmamıştı o zaman.

Anonymous said...

Yasemin yazini da yorumlari da gozlerim dolarak okudum, "zeytinli ekmek yiyen", "arabalarin arasindan simdi kapanan kitapciya kosan", "kayisi agacinin altinda kitaptaki kedere aglayan" bendim sanki. bahsedilen kitaplarin cogunu ben de okudum herbirinin kapagina- varsa icindeki birkac resme doner doner bakar, gunlerce gunlerce kitaptaki hikayeyi dusunur hayata donemezdim (belki de donmek istemez kitaptaki hayal alemine siginarak cocuk kalbime agir gelen hayattan kacardim) "simdiki cocuklar" diye ahkam kesmek istemem ama okudugu kitaptaki bambiye aglayabilemek buyuyunce baskasinin acisina ortak olan guzel kalpli adamlar ve kadinlar olmak icin cok onemli bence...

Figen

Anonymous said...

Unuttum : 101 dalmaçyalı .Milliyetin küçük cep kitapları vardı.

bir de çizgi romanda : red-kit , milliyet çocuktaki cimcime, tintin , asterix ve fatoş.

keşke milliyet çocuklarımı ve fatoş kitaplarımı saklasaydım...

Sesil

Işıl Karababa said...

pıtırcık tefrikaları milliyet çocuktan
şeker portakalı, kayığım rosinha
her türlü tırı vırı uzay bilim kurgu kitabı
lorel hardi çizgi romanları
milliyetin küçük boy ciltlilerinden bilumum masallar
fadik
gizli ece
beş kardeştiler (son üçü altın kitapların kokusu hala burnmda ciltli ve renkli geçme kapaklı serisinden...

Anonymous said...

harika bi yazı ve yorumlar. resmen iştahım kabardı. hemen yazmak istedim.
jules verne'i keşfetmemle bulduğum tüm kitaplarıyla soluksuz
iki yıl okul tatili ve pal sokağı çocukları
ağlatan oliver twist
tom sawyer'la dünyadan kaçışlar
eniştemden kaçırdığım teksaslar, tommiksler
daha öncesinde resimlerine bakılan gazetenin verdiği ayşegüller
küçük kadınlar defalarca okunan ve tabi ki Jo!
siyah inci ve çocuk kalbi
ve ah aziz nesin
çalıkuşu ve öğretmenlik hayalleri
şimdilik aklıma bu kadar geldi ama daha çok vardı galiba :)
pelin