Friday, February 21, 2014

Saftirik


Onur Sabit Fikir Dergisi'nin son sayısını karıştırırken rastlayınca bana da söyledi:

- Gördün mü küçük İskender Saftirik ile ilgili yazmış?

Şaşırdım ama o sırada başka bir şeyle meşguldüm, bakamadım sonra da unuttum gitti. Birkaç gün geçtikten sonra bu sabah arkadaşım da küçük İskender'in, Saftirik kitaplarının çocukların yazma ve günlük tutma alışkanlıkları geliştiren yönünü vurguladığını, Cem'in yazma ve resimli günlük gibi meraklarının bu kitaplardan da etkilenmiş olabileceğini söyleyince yazıyı bulup okudum.

Yazıyı okuduktan sonra Saftirik serisini pek incelemeden, belki de sadece çok popüler oldukları için  hafife alma tuzağına düşmüş olduğumu farkettim. Şimdi Cem okuduktan sonra tepedeki dolaba Rüya için sakladığım kitapları indirip ben de okuyacağım birkaçını.

*
"Hem görsel eğitim hem de okuma alışkanlığı açısından çok değerli olan Saftirik serisinin belki de en önemli özelliği, günlük tarzında olması nedeniyle çocukları günlük tutmaya, yani yazmaya da yöneltmesi.
...

Sezdirmeden siz de okuyun


Yazar ve illüstratör Jeff Kinney’in kaleminden çıkan böyle bir karakter var: Greg. Namıdiğer Saftirik Greg. Greg’in günlük tutmaya başlamasıyla bizim de şahit olduğumuz, hem arkadaş çevresiyle, hem ailesiyle hem de kendisiyle yaşadığı maceralara baktığımızda yukarıda saymaya çalıştığım karamsar tablo kayboluyor ve çocukluk/gençlik/yetişkinlik ilişkileri olağanüstü keyif veren bir seyir izliyor. Özellikle birey olma meselesi, bağımsızlık ama bağımlılık şartı, hayal gücünün enginliği kitapta özenle basite indirgenmiş bir dille, illüstrasyonlarla da renklendirilerek kahkahalarla okunabilecek, bir solukta bitirilebilecek metinlere devriliyor. Üstelik Saftirik’in yaşadıkları tek kitap da değil, tam bir seri.

Özellikle tatil dönemine denk gelen zamanlarda ilköğretim öğrencileri için kaçırılmaz tatta kitaplar. Yakın çevremdeki insanların çocukları Saftirik hayranı. Hem görsel eğitim hem de okuma alışkanlığı açısından çok değerli olan bu serinin belki de en önemli özelliği günlük tarzında olması nedeniyle çocukları günlük tutmaya, yani yazmaya da yöneltmesi.

Saftirik Greg’i çocuklarla tanıştırdıktan sonra, sezdirmeden siz de okuyun: Gerçekten eğleneceksiniz."

tamamı için tık

8 comments:

Gri Notlar Selen said...

Benim oğlanlar da tüm seriyi okudular. Hatta kendi günlüklerini tutmak için serinin özel defterini bile aldırdılar. Bir müddet günlük tutup eğlendiler baya. Aynı kitaptaki gibi karikatüre benzer çizimler eşliğinde tutmuşlar hem de günlüklerini.. Yakınlarda filmleri de çekildi denk geldikçe Digiturk'te biz de izliyoruz çocuklarla. Aynı filmi kaç kere izledik bilmem ama her seferinde gülüyoruz. Epey eğlenceli şeyler. Başta ben de pek burun kıvırarak almıştım ama sonradan kitapları kısmen okuyup filmleri de seyredince ben de saftirik Greg hayranı olup çıktım. Sekizinci kitabı görünce daha çocuklar istemeden ben aldım hatta direk. Uğur her bir kitabını 2 günde okudu bitirdi resmen.

yasemin said...

evet selen, cem de aldırdı o defteri hatta geçenlerde defterin ikinci baskısı çıkmış yeni eklerle. 1001 ısrarla onu da aldırdı, epey oyalandı onunla da.

elif said...

ben de ayni sebepten biraz daha buyuseler diye sabirsizlikla bekliyorum bu kitaplari okutmak icin. gerci oku diye onune koyunca bi direnis de olabiliyor.

saftirik diye cevirmis olmalari ilginc geldi bana. burada da "loser" diye geciyor gerci, o da bi ilginc.

yasemin said...

başlangıç için iyi kitaplar. cem seviyormuş desen işe yarar mı acaba?

elif said...

cem seviyormus diyince gozler buyuyor ama su marjolijn hof'un kitabinda neticede ise yaramadi. ama olsun, onu da ben okuycam onlara :)
en kotu ihtimalle alip ben okumaya baslarim, sonra tutulur. ali oyle roald dahl'in 1-2 kitabini ben okuduktan sonra kendiliginden tekrar okumustu. bu arada roald dahl gibisi yok bence. cocukken hic okumamistim. simdi onlarla epey biseyini okuduk. mukemmel.
bu seriye baslamak icin erken simdilik. biraz karistirmistim, esprileri anliycak olgunlukta degil sanki bizimkiler. o yuzden 1 sene filan daha beklemeyi dusunuyorum.

yasemin said...

cem roald dahlları saftiriklerden sonra okudu, saftirikleri 1. sınıfta okumuştu. şimdi türkçe'ye yeni çevrilen bir kitabını aldık r.dahl'ın, irikıyım timsah. okulda da ing.den okuyorlar bazılarını, tilkiliyi mesela. filmi de güzeldi onun, bloga koymuştum ama adını hatırlayamadım.

r.dahl'ı ben de hiç okumadım çocukken herhalde çevrilmemişti o zamanlar. ben ilk olarak üniversitedeyken can'dan çıkan son perde ile tanıştım kendisiyle. yetişkinler için öyküler ama ne öyküler, çarpılmıştım. yeniden bulup okusam neredeyse 20 yıl geçti üstünden. sonra başka öykü kitapları da çıktı, onları da okudum ama son perde en iyisiydi aralarında.

bu gece aziz nesin'e başladık cem'le. ilk a.nesin kitabı cem'in, umarım devamında kendisi bütün külliyatı okumak ister.

elif said...

tilkili film wes anderson'inki galiba. bi bakiyim, belki beraber izleriz. o abinin diger filmlerini biraz yorucu bulmustum ama bunu cocuklarla izlemeyi isterim guzelse.

turkce kitaplarda gerideyiz biz. is bankasinin cikardigi detektiflik serilerinden takiliyoruz agir agir. acar hafiyeleri sevdiler, ama yeni yeni isindilar, pek anlamiyorlardi cunku turkce oldugu icin.

aziz nesin simdiki cocuklar harika mi? sevecektir kesin

yasemin said...

yok, onu yalnız okusun istedim, hayvan deyip de geçme'ye başladık.

fantastic mr.fox, evet beraber izleyin:

http://cemuyurken.blogspot.com.tr/2012/05/fantastic-mrfox-ve-varolusculuk.html