Tuesday, April 26, 2011

neşe dolamıyor insan

dünkü postta gazetede görüp alıntı yaptığım yazıya ait fotoyu web sitesinde bulamadığımı söylemiştim. bugün başka bir sitede fotonun çekildiği anların videosunu buldum. fonda marşlar çalarken, önde minikler donmaktalar. bu törenler yıllardır bu şekliyle yapılıyor yapılmasına da, bunlarda yer alan çocuklardan biri olsun büyüdüğü zaman o günleri, ne güzeldi 23 nisanlar, okulda şöyle kutlardık, stadyumda böyle kutlardık. unutamadım o törenleri, çocukluğumun en güzel günlerindendi, diye hatırladı mı çok merak ediyorum? yoksa 23 nisanlar, daha çok görev bilinciyle geçirmek zorunda olduğumuz günler şeklinde mi hatırlanıyor? benim aklımda, içanadolu soğuğunda, hiç dinlemediğimiz hamasi konuşmalar ve marşlar eşliğinde üşüdüğümüz, acıktığımız, sıkıldığımız ve saatlerce tuvalete gidemediğimiz için sıkıştığımız kalmış.

durmadan bu bayram dolayısıyla türk çocuklarının ne kadar şanslı olduğu vurgulanır ama kimsenin aklına kutlamaları, büyüdükleri zaman onların hafızasında güzel bir anı olarak kalacak şekilde düzenlemek gelmez, nasıl geldiyse öyle gider. devlet büyükleri, her sene bir öncekinin çok benzeri olan bu törenleri, görev icabı paltolarının içinde oturur izlerler.

linki burada:
http://www.haberpan.com/video/cocular-dondu-protokol-pardesuyle-oturdu

8 comments:

Işıl H. Karababa said...

yase, ben güzel hatırlıyorum 23 nisanı. bizim okulda şenlik olduydu, okul bahçesinde epey oynadığımızı küçük dönen salıncağa bindiğimi, pamuk şeker yediğimi hatırlıyorum. nutuk konuşma olduysa da ben çok şahane dinlemişim ki eser yok onlardan. bir de çok heves ederdim trtnin çocuk şenliğine gelen yabancı çocukları ağarlamaya hatta galiba bi sene istanbulda mı olmuştu şenlik de bizim okula düşmemişti konuk ağırlama görevi, üzümüştüm. hala da trt şenliğini görmeyi severim. gerçi felsefi olarak dostluğu mu pekiştirdiği yoksa milliyetçiliği tekrar mı pekiştirdiği tartışılabilir ama severim işte. herhalde bana o zamanki coşkumu hatırlattığından...

yasemin said...

güzelmiş :) bizim okulda hiç böyle bir şenlik olmadı. pamuk şeker verilse ben bugün bile eğlenirim yahu.

trt şenlikleri ise beni çok sıkardı. her yıl bir heves oturayım seyredeyim derdim ama daha başlarken kalkardım. o günlerde aklımıza şenliklerin dostluktan başka bir şey olduğu gelmezdi bile ama bana maalesef çok ilginç gelmiyordu. yine de bizim zamanımızın çocuklarından o gösterileri seven çok kişi vardır eminim. halit kıvanç'ı çok severdim ama hala da severim.

benim asıl söylemek istediğim, bizim katıldığımız törenlerdi. yani pamuk şekersiz ve salıncaksız olan, nutuklu-marşlı, ince tören kıyafetleriyle devlet erkanını soğukta beklediğimiz törenler.

huysuz said...

merhaba.
doğrusu ben de pek hoş hatırlıyorum 23 Nisanları...
hava ılık olurdu (trakya), marşlar, geçit töreni vs. çok hoşuma giderdi. evet, biz de sırada beklerdik ama hiç koymazdı valla. itişip kakışarak, kikirdeyerek geçerdi işte. törenden sonra mutlaka dondurma alırdı annem, limonlu. sokakta oynar, tatil oluşu sebebiyle de çok güzel bir gün geçirirdik.

füsfüs said...

bizim öğrenciler 19 mayısa hazırlanıyorlar şimdi. az önce baktım dışarı öğretmen kendini parçalarcasına çocukları azarlıyor onlar da ellerindeki şeritleri ne yaptıklarını anlamadan yerleştirmeye çalışıyorlardı. öğretmenler üzerinde de büyük baskı var maalesef o da çocuklara böyle yansıyor. velhasıl bir gençlik bayramını daha büyüklere gösteri yaparak geçirecek gençler. daha stadyumda pişme provaları var bir de

Selcen said...

valla ben de pek güzel hatırlamıyorum bu bayram olaylarını, donmak değil de daha çok sıcaktan başımıza güneş geçtiği zamanları hatırlıyorum.o zamanlar izmir pek sıcak olurmuş demekki, bi de stadda başka okullar birbirinden güzel gösteriler yaparken biz teee arkalarda hiçbişey göremezdik. çocukları eğlendirmek değil büyükleri eğlendirmekti amaç biz de kullanılıyorduk :( biçok yerde artık eğlenceler var çocuklar eğleniyor ama herkesin gidebildiği yerler değil. Öğretmenlerin kıyafet zorunluluğu yüzünden üzerine birşey giymemeye inat edip soğuktan donan çocuklar hala etrafta :( ne acı

füsfüs said...

bir de şu var, ne acı http://www.gundemcocuk.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1250&Itemid=1

anne kaleminden said...

bence çocuklar için bir emek harcayarak bir komposizyon ortaya koymak da bir kazanım. 23 nisan, 19 mayıs, yıl sonu gösterileri vs. de bunlar için iyi birer fırsat... tabi ki disiplin olmadan, çalışma olmadan ortaya güzel şeyler çıkmıyor ama çocukların kullanılması, kötü şartlarda çalıştırılması, hava koşullarına uygunsuz giydirilmeleri, sıcaktan bayılacak, soğuktan donacak hale gelmeleri de kesinlikle kabul edilemez...

asliberry said...

Yasemin, ben bireysel çözdüm durumu, Yaman'a okuldaki hiçbir törende görev almamasını salık veriyorum. Hele 23 Nisan senin bayramın, seni hoşlanacağın, güzel yerlere götürüp eğlenmeni, mutlu olmanı sağlamak varken sakın tören görevlisi olma diyorum. Peki annecim diyor. Zaten hiç öyle görev adamı da değil. Öğretmeni 23 nisan nasıl oldu diye bir ödev vermiş, anlamını algılaması için o ödevi yapması yetti. 23 Nisan savaşta yetim ve öksüz kalmış çocukları, bahar şenliklerinde sevindirmek için, Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından ilan edilmiş bir günmüş, sonra Ulusal Egemenlik Bayramı ile birleştirmişler. Olaya resmiyet kazandırarak çocukları çocuk olmaktan çıkarmışlar işte.