Saturday, December 10, 2011

graffiti

söğütlüçeşme/kadıköy
aralık 2011

bugün füsunlar'a gitmek için kadıköy'den dolmuşa bineceğim noktaya doğru yürürken karşıma çıkan graffitinin fotosunu, yine füsun'dan aldığım her güne bir foto ve bir blog yazısı fikrini hayata geçirmenin ilk adımı olarak çektim. 

bakalım bloga her gün yazabilecek miyim, bunu denemek istiyorum çünkü bir yıl daha bitiyor ve günler hızla geçerken rüya her gün başka bir bebek olarak uyanıyor, yeni şeyler yapıyor, ufaktan konuşuyor, cem'le birlikte yeni oyunlar icat ediyor. bunları unutmak istemiyorum ama yazmadığım için eninde sonunda detayları unutacağım kesin. her gün kısacık da olsa yazmayı istememin sebeplerinden biri de yıllar sonra dönüp yazdıklarımı okumayı sevmem. 16 yaşımdan beri çok düzenli olmasa da günlük tutuyorum. eski günlüklerim bugün bana ergen, öğrenci, evlat, plaza insanı, aşık, hamile, üzgün, kızgın, mutlu, endişeli, anne, yorgun yasemin'le ilgili bir sürü şey anlatıyor. ergenlik, öğrencilik ve evlatlıkla ilgili kısımlar bana belki bir gün çocuklarımı anlamak için de yardımcı olacaklar. günlük tutmaya devam etmek için böyle bir sürü sebep sıralayabilirim.

*

akşam füsun bana yakın zamanda okuduğu bir kitabı verdi. önceden ismini duymuştum bu kitabın, ilgimi çekmişti. epeydir evle ilgili işler sebebiyle kitap okuduğum yok, bu hafta bu kitabı okuyup bitirmeyi istiyorum. insan ne kadar çok işi olursa olsun, yeterince kararlı olursa okumaya zaman ayırabilir ama birkaç aydır bu kararlılığı gösteremiyorum.


*
bu geceden bir enstantane
defne & cem

son bir senedir fotoğrafının çekilmesine pek izin vermeyen cem'in, füsun'un foto çekme isteğine karşı bulduğu formül.

*

tv açık, ntv'de 8 aralık 1980'de öldürülen john lennon var. lennon'un en sevdiğim şarkılarından birinin videosu. sözleri şahane.


Close your eyes
Have no fear
The monster's gone
He's on the run and your daddy's here

Beautiful, beautiful, beautiful
Beautiful boy
Beautiful, beautiful, beautiful
Beautiful boy

Before you go to sleep
Say a little prayer
Every day in every way
It's getting better and better

Out on the ocean sailing away
I can hardly wait
To see you come of age
But I guess we'll both just have to be patient
'Cause it's a long way to go
A hard row to hoe
Yes it's a long way to go
But in the meantime

Before you cross the street
Take my hand
Life is what happens to you
While you're busy making other plans

Before you go to sleep
Say a little prayer
Every day in every way
It's getting better and better

Beautiful, beautiful, beautiful
Beautiful boy
Darling, darling, darling
Darling Sean

10 comments:

füs said...

her güne bir foto serisinin ilk fotosu şahane yasmin, walla biliyorsun benimkiler böyle sanatsal değil, çıtayı çok yukarı çekme:)
yazılarına zaten diyecek birşeyim olamaz, yazarsın hergün istersen:)
ikimiz de çocukların fotusunu koymuşuz bloga ama önemli bir şeyi yazmayı atlamışım, o da kimsenin pek kıymetini bilemediği ama son dakikada rüya'nın tatlı tatlı yemesiyle ile gerçek değeri anlaşılan kereviz salatam! bugün daha bi yenilesiydi sanki?
bi de size oyuncağı verecektik sözümona, zürafa da bizde kalmış, kitaplıkta bana bakıyor şu an!

yasemin said...

füsuncum, fotom değil fotodaki graffiti sanatsal olabilir ancak, benim şansım onun önünden geçmiş olmak :p

bu arada ben çocukların fotoyu zaten senden arakladım. başka foto koymuştum yine o anlardan ama sendekini daha çok beğendim ve çaldım alenen :-) nası annamadın :p

valla kerevizi bilmem, ben yarım saat önce patates salatanla açlığımı bastırdım. yemeğe geldiğimiz yetmiyor, bi de yanımda azıkla yolluyosun ya beni eve, en çok o hoşuma gidiyor.

zürafa ve oyuncak için bu hafta kahve içmeye gitmeyi teklif ediyorum zira o zürrefa rüya'nın en sevdiği oyuncağıydı. onur'a da dırdır ettim şimdi orda kaldığını okuyunca, al demiştim ona, hatırlıyosun değil mi? neyse ama biz zaten kahve içecektik, gün bekliyorum senden :)

yasemin said...

bu arada her gün yazma konusunda senin kadar başarılı olamayacağım gibi bir his var içimde :)

Isil said...

Cem'in fotosu süper :) Her gune bir foto/yazi fikrini sevdim :) Demek zurafa hala Ruya'Nin favorisi ;) optum sizi.
Bu sarkiyi da COK severim,bu arada.

yasemin said...

ışıl merhaba, evet zürafayı çok seviyor hala :)
fikir güzel ama ben yapabilir miyim acaba, daha ikinci günden foto işi uçtu bile neyse üçüncü güne bakalım artık :) çok sevgiler...

defneyleyasamak said...

Yasemin ruyabu kadar buyumus olamaz :) sen yazmadigin icin ruyayi ben onu halen hap kadar biaey olarak hayal ederken kalmisim mesela. Cok yaz, ben hep bayilarak okuyorum...

yasemin said...

büyüdü tuğba, 15 aylık oldu :) bak mesela şu anda dolaptan mugları indiriyor hatta birini bana getiriyor ve hannnanaa hannanaa annee annee tat taa ta ta ta ta ta ta diye söyleniyor :)

füs said...

yasmin, normalde senin her yazın çıktığında yahoo'ma mesaj düşüyor ama yorumlarda düşmüyormuş:) yeni okudum notunu, tamam görüşelim mutlaka, bugün veya cuma nasıl, uyar mı sana? bileydim zürafayla oyuncağı da yanıma alırdım, ararım ben seni...
sen yazdın mı çok güsel yazıyorsun, her gün yazman bizi sevindirir, bazen bi selam etsen bile güsel...
bu arada nasıl bir fotoğrafçı gözü olduğunu anladın bende, neyse çekmeye devam:)

yasemin said...

:)
cuma olsun füsun.
sen de her gün yazıcan ama, alıştım ben, isterim!
görüşürüz.

yasemin said...

bi de bak şu aşağıdaki bölümü işaretlersen bu posta gelen yorumlar mailine düşer:


Email follow-up comments to yaseminozg@gmail.com