Sunday, December 11, 2011

küçük adımlar :: küçük yaşta alınan kararlar dünyayı değiştirebilir


bu gece cem yatmadan önce bu kitaptan birkaç bölüm okuduk. dünyada bugün 1950'dekine göre 2,5 milyar daha fazla insan olduğunu, teknolojinin o dönemden bugüne nasıl değiştiğini okurken kullandığımız teknoloji ürünlerinin harcadığı elektrik miktarı hakkında da bilgi sahibi olduk.

evde en çok elektrik tüketen aletlerin başında çamaşır kurutucusunun olduğunu görmesi cem'in kafasını karıştırdı. sonbahar ve kış aylarında evde çamaşır askısı görmekten bıktığım için birkaç hafta önce kurutucu almaya direnmekten vazgeçmiştim. evet, bu kitabı alıp cem ile birlikte okumak isteyen de benim, o kurutucuyu alıp kullanan da.

çevre üzerine yazılmış ve türkçe'ye çevrilmiş pek çok çocuk kitabı var, bunlardan yazının sonunda listesini vereceğim tübitak yayınları'ndan ve iş kültür'den çıkan birkaç tanesini önceden okumuştuk. hem bu kitaplar nedeniyle hem de evde çöpleri geri dönüştürmek, pet şişe ve plastik damacana kullanmamak gibi konularda dikkatli olmaya çalıştığımız için cem çevre ile ilgili konulara ilgi duyuyordu. bu kitap da, resimleri, çarpıcı başlıkları ve diliyle onun sevdiği kitaplardan biri oldu.

geri dönüştür! başlığını okuduktan sonra, "dünya nüfusu ve tüketim her geçen yıl artıyor, burada yazılanlara, dünyanın ilerde sizin çocuklarınız için yaşanabilir bir yer olarak kalabilmesi için dikkat etmek zorundayız." dediğim zaman cem "ama çöplerini geri dönüştürmeyenler bu kitabı da alıp okumuyorlar, nasıl olacak?" diye sordu ve başını çevirip yastığa gömdü. o zaman onun kendi çocukları için gerçekten endişelendiğini anladım. cem rüya'nın doğumundan bu yana bize bir gün mutlaka baba olmak istediğini söylüyordu. belki dedim bu kitapta yazılanları yapmayanlar arasından da kitabı okuyanlar çıkar ve onlar da öğrendiklerini uygulamaya başlarlar. o kadar karamsar olma.

cem'in odasından çıkarken yeni aldığım kurutucuyu almakla ne kadar iyi (!) ettiğimi sorguluyordum. evde en çok elektrik tüketen aletlerin ısıtıcı ve soğutucu fonksiyonu olan aletler olduğunu biliyorduk, buna rağmen küresel ısınmaya katkıda bulunmayalım diye yıllarca direndiğimiz klimaya, hamileliğimin son üç ayının 2010 sıcaklarına denk gelmesi; kurutucuya da, rüya'nın doğumunun ardından artan çamaşırlar ve onları asacak oda kalmayışı gibi sebeplerle sahip olmuştuk.

glenn murphy'nin küçük adımlar kitabı, bu gece okuduğumuz bölümleri ile bunları düşündürdü bize. bu kitap şimdiye dek okuduğumuz diğer çevreci çocuk kitaplarından daha etkili bir kitap. çocukların gelecekteki dünyayı, kendileri ve çocukları için düşünmeye şimdiden başlamalarında fayda var çünkü küçük yaşta alınan kararlar dünyayı değiştirebilir.

okuduğumuz diğer kitaplar:

8 comments:

ÇokBilmiş said...

Ben bu tür kitapların faydalı olup olmadığını da sorguluyorum. Büyüyünce fikrim değişir mi bilemiyorum ama şimdilik kızıma bu tür kitaplar okumama kararındayım.
Bence boş yere karamsarlık ve çaresizlik hissi oluşturuyorlar.
Doğayı severek büyüyen bir çocuk, kendi kararlarını vrmeye başladığında doğayı koruyacak kararları da verecektir diye düşünüyorum.
Ama dediğim gibi: henüz kızım küçük. Belki ileride farklı düşünürüm.

yasemin said...

ÇokBilmiş, bence oluşturduğu karamsarlık ve çaresizlik hissi boş yere değil. bu duygu ona bir şeyler yapma isteği veriyor. doğayı sevmek maalesef yeterli olmayacak. bugün kendi kararlarını veren kime sorsak bize doğayı sevdiğini söyleyecektir. doğayı kim sevmez ki zaten :) bu sevgiye rağmen dünyanın aldığı hal ortada.

çöpünü geri dönüştürmeyi, evdeki kullanılmayan elektriğin kapatılmasını, elektrikli aletlerin bekleme durumundayken de elektrik harcadığını, karbon ayak izini bu kitapları okurken ve sonrasında yaptığımız konuşmalardan öğreniyor. oyuncaklarının pillerini bu sayede çöpe atmıyor, yoldan topladığı pet şişelerin kapaklarını bu sayede biriktirip okuldaki geri dönüşüm kutusuna atıyor, bizim açık unuttuğumuz çoklu prizin düğmesini gece su içmek için uyandığında bu sayede gidip kapatıyor. çocuklar kendi kararlarını vermeye biz ne kadar erken izin verirsek o kadar erken başlıyorlar, o günler uzaklarda değil.

heidi said...

Yaşadıkça ve tecrübe ettikçe sanırım çelişkilerimiz bitmeyecek Yasemin. Ben de oğluma şimdiden böyle kitaplar alma eğilimindeyim. Ama bir taraftan ben de kurutma makinasına kafayı takmış durumdayım. Benim oğlan henüz küçük olduğundan sorularından uzağım ama yarın öbür gün o sorularla karşılaşma ihtimalinden korkmaktayım.

Bu arada özel olmazsa kurutma makinasında hangi markada karar kıldın?

yasemin said...

merhaba heidi, miele aldım. evde yeni yürüyen bir bebeğin her an takılacağı çamaşır askısı, yıkananlar kurumadan yeni çamaşır yıkayamamak, ya koridorun ya da bir odanın kurumakta olan çamaşırlar tarafından işgali gibi sorunlar kalktı ortadan. o yarısı paslanmış çamaşır askısını da attım hemen. taşınacağımız evin balkonu da şimdikinden küçük, yazın oraya da çamaşır asamayacağım, yazın bile evde çamaşır kurutacak olma düşüncesi de kurutucu almaya zorladı beni. yine de kuruyan çamaşırları makinadan her çıkarışımda bunsuz olmaz mıydı diye soruyorum. hem çok rahatladım hem de alışamadım daha evdeki varlığına. hiçbir elektrikli aleti kurutucu kadar sorgulamamıştım zaten almaya karar verene kadar da 2 sene geçirdim. geçenlerde bir gün canıma tak etti, gittim aldım.

Müge said...

Kurutucu benim evde en sevdiğim alet, çünkü çamaşır asmak, toplamak ve onların evin içindeki sakil görüntüsü en nefret ettiğim şey. Seviyorum onu.
Çokbilmiş'e ise katılıyor gibiyim çünkü ben çocukken böyle şeyler okuduğumda müthiş çaresiz hissederdim, neticesinde bir şeyler yapsam bile. Her çocuk farklı tepki verebilir tabii. Bu işin iyi tarafları da vardır muhakkak.

yasemin said...

müge, ben de seviyorum ama bir suçluluk da duyuyorum kullanırken. almadan önceki iki hafta tüm çamaşırları biriktirmiş yıkamamıştım, o sıra annemler burdaydı zaten. evde yatılı misafir varken (benimkiler de, onur'unkiler de başka şehirlerde yaşıyorlar) iyice çekilmez oluyordu çamaşır işi. neyse aldığım gün ve o hafta büyük bir sevinç yaşadım, nasıl bir kolaylık, rahatlık. sevmemek mümkün değil ama işte yine de içerden birisi bana sorup duruyor: almasan olmaz mıydı?

asli budak said...

Ya çok geç bir yorum olacak biliyorum ama son yazıdaki linke tıklayınca gördüm bu yazını. Aldım işte ben de içim burula burula kurutmalı çamaşır makinasını. Kışın kaloriferde kurutuyordum. Kalorifer mevsimi geçince apıştım kaldım yine yeni bebişin çamaşırları eklendi üstüne, gözüm döndü birden, yüz kere sordum alırken yok dedi satıcı eskisi gibi değiller eco bunlar abla:)) bilmem artık, ama hakikaten ne çok zararlar veriyoruz doğaya tüketiirken. Keşke bahçesine faşır faşır çamaşır asabileceğimmiz evlerimiz olsaydı diyorum aldığımdan beri, utanıyorum be

yasemin said...

ahhh şöyle geniş bir bahçe isterdim ama sitedeki ev bahçesi değil gerçeğinden. şimdi ordan yazardım sana :)